|
|

YÜZLERCE ÇEŞİT
SAĞLIK SORUNUNDA BİNLERCE YILDIR
ŞİFA DAĞITAN BİR BİTKİ ÖZÜ OLAN OLAN
MEYAN KÖKÜ
EKSTRESİNİ TANITIYORUZ
Türkiye'ye
bezersiz bir hizmet daha sunuyoruz!
MUCİZE BİTKİ
MEYAN VE KÖKÜNÜN
BOTANİK VE TIBBİ ÖZELLİKLERİ: |
|
Soyu :
Fabaceae
Yöresel isimleri:Biyam, Boyam,
Piyam, beyam, Tatlıkök, aşlama, meyan şerbeti, kök şerbeti.
Cinsi
:
Glycyrrhiza
Türü :
Glabra |
Ortak
isimler :
Licorice,
Gan Cao, Iriqsus , Kan T’sao, Kan Ts’Ao, Liquirita, liquorice,
Madhuka, Meyan kökü, Mi Ts’Ao, Sus
Maikik |
|
|
|
Tarihte Yunanlılar, Mısırlılar,
Çinliler ve Hintliler gibi birçok toplum tarafından da
kullanılmış
olan meyan kökü, Güney ve Orta Avrupa'da doğada
kendiliğinden yetişiyor; Rusya, İspanya,
İran ve Hindistan'da ise özel olarak yetiştiriliyor.
Türkiye'nin iç anadolu
bölgesinde, güneyinde,doğusunda ve güneydoğusunda doğal olarak
bolca yetişir.
Meyan kökü geleneksel Çin doktorluğunda sıkça kullanılan bir bitkidir.
Çinliler diğer bitkilerle karıştırarak meyan kökünün canlılık
vermesini sağlıyorlar.Bu nedenle Çin tıbbının vazgeçilmez
bir ilacıdır meyan kökü.
Haziran-Temmuz ayları arasında sarı-mavi eflatun veya kahverengimsi
çiçekler açan, 0,4-2 m yüksekliğinde, dikensiz çalımsı
bitkilere "meyan" denir.
Yaprakları parçalıdır, yaprakçıklar 4-7
çiftlidir. Çiçekleri başak şeklindedir. Taç ve çanak
yaprakları iki dudaklıdır, üst dudak iki kısa
dişli, alttaki üçü uzun dişlidir.
Meyan bitkisinin 6 türü
Türkiye'de yetişmektedir. Daha çok
Güney, Orta ve Doğu Anadolu'da yaygınlık göstermektedir. Bir
kısmının kökleri tatlı, bir
kısmının ise acıdır.
Bu bitkinin oluşumunun Doğu’da
başladığına inanılırdı, ancak eski zamanlardan beri Çin,
Afrika, Avrupa, Hindistan ve Orta Doğu’da da yetiştiriliyordu.
Meyan, kışın yapraklarını döker.
Yıl boyunca 1 metre veya daha uzun hale gelir. Ana kökünün,
yaradılış düzeninden kaynaklanan güçlü bir kök yapısı vardır
ve 1 metre yada daha fazla olarak çok sayıda saçaklı kökleri
bulunur. Kökleri 1-5 cm kalınlığındadır, görünüşü kahverengi
bir oduna benzer, sarı renkteki dokusuyla
ve birbirinden ayrı olan kordonlarıyla uzun bir ipe
benzetilebilir. Toprağın üst kısmındaki görünüşünde dikey
biçimde olan ince dallarında yaprakları bulunur. Sapının iki
yanında da 4-8
çift koyu yeşil yaprakları vardır. 2-3cm uzunluğunda, oval,
eğrelti otuna benzer küçük
yaprakları vKüçük yapraklara dokunulduğunda hafif yapışkanlık
hissi verir. .Mavi lavanta
çiçeklerinin salkımı gibi uzunluğu 1cm kadardır ve geriye
kalan düz kısmı 2-3cm uzunluğundadır. Kahverengi kısımlarında,
böbreğe benzeyen 1-7 arası toplu iğne başı büyüklüğünde
kahverengi tohumlar içermektedir.
Meyan
bitkisi; kireç, mecra, serbest bir alan, toprağın derinleri;
tercihen de güneş gören bir
yere konulabilir. Eğer killi toprakta bakılacaksa, bitki saksı
yada tümsek bir yerde yetiştirilir.
Toprak, gübreyle
zenginleştirilir ve hayvan gübresi bitkinin çürümesine karşın
faydalıdır.
Meyan’ın yayılması için en az 1-3 metrekarelik bir yer
sağlanmalıdır. Bitkinin filiz
vermeye başlaması iyiye işarettir ve yeni filizlerin oluşumunu
sağlar. Köklerin y
etişimindeki bu belirtiler ilerde biçilebileceğini gösterir.
Bu kök tat, lezzet vermek için
ve teavi edici olarak kullanılır.
Az yetişen senelik şifalı otlar veya bitkiler 1-2 yıl
civarında bir sürede yetiştirilebilir..
Meyan;
ılıman, sıcak ve astropikal iklimlerde iyi olacaktır ve aynı
zamanda; tropikal
alanlarda olduğu takdirde kuruyan toprağı nemli ve havanın
yağışlı olmasını sağlayacaktır.
Meyan, kışın don olduğu zamanlarda hareketsizdir. Yani soğuk
dönemlerde yeri
değiştirilmezse yeraltına sağladığı faydalı özellikleri
faaliyet göstermez. Eğer bitkilerin kuru
yaprak örtüsü sık ise; toprağın nemi açısından yabani otların
ayıklanması unutulmamalıdır.
Kökler, bellenir, yıkanır ve güneşte, gölgede yada suni bir
şekilde kurutulur. Taze kökler,
kolayca kesilir ve katlanabilir. Bir kez kurutulan kökler,
ısı,ışık ve nemden saklanıp
biriktirilmelidir. Kökler, müddetsiz olarak tatlılığını ve
özelliklerini muhafaza edecektir.
Meyan’a bir kurtuluş besini de
denilebilir. Yalnızca bu da değil iyi de bereketi, bolluğu
vardır. Sayesinde şeker niyetine de meyanı kullanabiliyoruz.
Serinletici bir şerbet olarak kullanılır ve susuzluğu giderir,
açlığı bastırır ve direnme, dayanıklılık gücü verme gibi
faydaları vardır.
Meyan’nın
15’in üzerinde çeşidi vardır. Fakat bunların hepsi tatlı
olarak tıp alanında genel
kabul görmüş değildir yada ticari anlamda uygun değildir.
|
Birleşimleri: uçucu yağlar,
birleşik yağlar, linolenik ve linolenik asit, ağaç
sakızları, coumarinler, alkaloidler, mazı oyu (tanenler),
tryptamine, indolo,
pyrazine, pyrrolidine, fenoller, salicylic asit, asparagine,
betaine, chelite,
glycyrrhizin, acılık, isoflavonlar, östrojen benzeri
steroitler, bitkilerden elde edilen
zamk, lecithin, protein
Vitaminler : A, B1, B2, B5, B6,
B9, E
Mineraller : kalsiyum, demir,
magnezyum, manganez, fosfor, potasyum, sodyum,
krom, kobalt, selenyum, silisyum, çinko dur.
Bitkinin kökleri,
meyan kökü olarak tanınmakta ve işlenmemiş olarak da
kullanılmaktadır. Köklerinin kabuğu özel dinklerde soyulduktan
sonra veya soyulmadan önce güneşte kurutularak doğal halı ile
piyasaya sürülür. Bileşiminde nişasta, şekerler, zamk, rezin,
glisirrizin vardır. Glisirrizin şekerden daha tatlı bir
bileşiktir. Köklerdeki miktarı, bölgeden bölgeye değişir ve
köklerin de etkili maddesidir. Meyan kökünün fabrikalarda
işlenmesi ile elde edilen pekmez kıvamındaki meyan
ekstrası,ilaç ve gıda sanayinde çok çeşitli meyan ürünlerinin
yapımında kullanılır.Meyan kökü Türkiye'nin önemli bir ihraç
maddesidir.Türkiye'de meyan kökü ve
ürünlerinin kullanımı,şifa değeri henüz bilinmediği için
yaygın değildir.Meyan ekstresi,
pastilleri ve diğer meyan özleri ABD ve AB ülkelerinde uzun
yıllardan bu yana eczanelerde ve
büyük marketlerde satılmaktadır.Bilinçli bir kesim,
hastalıklardan korunmak ve hastalıklarının
tedavilerine yardımcı olmak amacı ile meyan ürünlerini bol
miktarda tüketmektedirler.
Türkiye'de ise ilk defa ünlü Herbalist Atabay Güveloğlu
modern fabrikasında üreterek
çeşitli meyan ürünleri olarak halkın kullanımına
sunmaktadır.Mutlaka faydalanmalısınız.
Lütfen aşağıdaki tabloyu iyi
inceleyiniz.
Böyle bir
terkip meyan kökünden başka hiç bir şifalı bitkide yoktur.
Hangi ilaç fabrikası veya laboratuar, renkleri, kokuları,
tatları, yoğunlukları, molekül
yapıları ve kullanım alanları ayrı ayrı olan bu 195 çeşit
eşsiz maddeleri en ideal
oranlarda hazırlayarak ve böyle çok amaçlı bir ilaç olarak
yapay halde nasıl bir
araya getirebilir? Bu elbette mümkün değildir ve böyle bir
ilaç yapılamamıştır. Üstelik
bu öyle bir ilaçtır ki, halkımız besin olarak
kullanmaktadır.Yani aslında ilaç değil bir
besindir meyan kökü, meyan balı ve şurubu.Bin bir şifa da
veren besleyici bir maddedir.
Hangi eczane ilaçlarını besin olarak da kullanabilirsiniz? En
harika ilaçlar olan kortizonlar,
antibiyotikler ve aspirin türevleri bile biraz fazla
kullanılırsa ya karaciğeri öldürür
ya da midenizi delerler... Bu nedenle son yıllardaki yeni
ilaçların çoğunluğu bitkiseldir.
Bitkiler biz insanlara sunulmuş birer yaratılış
mucizesidir.Yüce bir ustanın eseridirler...
|
KİMYASAL
ANALİZLERE GÖRE MEYAN KÖKÜNDEKİ ETKEN MADDELER AŞAĞIDADIR:
|
Acetic-acid, Acetoin ,Acetol,
Acetophenone, Alpha-terpineol Aluminum, Anethole,
Apigenin, Ascorbic-acid, Asparagine, Benzaldehyde, Benzoic-acid,
Benzyl-alcohol, Beta-sitosterol, Butan-1-ol-2-one, Butan-1-ol-3-one,
Butane-2,3-diol, Butanoic-acid, Butylphthalate, Butyric-anhydride,
Calcium, Camphor, Caproic-acid, Carvacrol, Choline,
Chromium, Cobalt, Cumic-alcohol, Decane, Decanoic-acid,
Difurfuryl-ether, Dihydro-5,5-dimethyl-2(3h)-furanone,
Dimethyl-phenylethyl-alcohol, Docosane,Dodecane,Dodecanoic-acid,
Eicosane, EO, Estragole, Estriol, Ethyl-linoleate, Ethyl-
linolenate, Ethyl-palmitate, Ethyl-phenol ,Ethyl-phenylacetate,
Eugenol, Fenchone Formononetin, Fructose, Furfural,
Furfuryl-acetate, Furfuryl-alcohol, Furfuryl-butyrate,
Furfuryl-formate,F urfuryl-propionate, Furyl-methyl-ketone,
Gamma-butyrolactone, Gamma-heptalactone,G amma-hexalactone,
Gamma-nonalactone, Gamma- octalactone, Geraniol, Glabrene,
Glabric-acid, Glabridin, Glabrol, Glabrolide, Glabrone,
Glucose, Glycocoumarin, Glycyrin, Glycyrol, Glycyrram,
Glycyrrhetic-acid, Glycyrrhetinic-acid, Glycyrrhetol,Glycyrrhisoflavanone,
Glycyrrhisoflavone, Glycyrrhizic-acid, Glycyrrhizin,
Glyzaglabrin, Glyzarin, Guaiaco, Hederasaponin-c,Henicosane,
Heptadecane, Heptane-1,2-diol, Heptanoic-acid, Heranol,
Herniarin, Hex-trans-3-en-ol, Hexadecane,
Hexadecanoic-acid, Hexadecyl-acetate, Hexan-1-ol, Hexanoic-acid,
Hexanol, Hexyl-formate, Hispaglabridin-a ,Hispaglabridin-b,Indole,Iron,
Isobutyladipate, Isoglabrolide, soglycyrol, Isoliquiritin,
Isomucronulatol, Isoneoliquiritin, Isoschaftoside,
Isoviolanthin, Kumatakenin, Lavandolol, Licochalcone-a,
Licochalcone-b, Licoflavonol, Licoisoflavanone,
Licoisoflavones, Licoric-acid, Licuraside, Licuroside,
Lignin, Linalool, Linalool-oxides, Liqcoumarin,
Liquirazide, Liquiritic-acid, Liquiritigenin, Liquoric-acid,
Magnesium, Maltose, Manganese, Methyl-ethyl-ketone, Methyl-hexa-decanoate,
Methyl- hexanoate, Myrtenal, N-methyl-2 -pyrrolidone, N-nonacosane,
N- tetradecane, Neoliquiritin, Neosoliquiritin,
Nonadecane, Nonanoic-acid, O-acetyl-salicylic-acid, O-cresol,
O-methoxy-phenol, O-tolunitrile, Octacosan-1-ol,
Octadecane, Octanoic-acid, P-cymenol, P-methoxy-phenol,
Palmitic-acid, Pentadecane, Pentadecanoic-acid Pentan-1-ol,
Pentanoic-acid, Phaseollinisoflavan, Phenethyl-alcohol,
Phenol, Phenyl-acetaldehyde, Phenylpro
pionic-acid, Phosphorus, Propionic-acid, Pyrazole,
Rhamnoisoliquiritin, Rhamno-liquiritin,
Salicylic- acid, Schaftoside, Silicon, Stigmasterol,
Sucrose, Sugar, Terpin-1-en-4-ol, Tetracosan-1-ol,
Tetracosane, Tetradecanoic-acid, Tetramethyl-pyrazine,
Thiamin,
Thujone, Thymol, Tiglaldehyde, Tin, Tricosane, Tridecane,
Tridecanoic-acid, Trimethyl-pyrazine, Umbelliferone,
Undecane, Undecanoic-acid, Zinc.
MEYANIN YUKARIDAKİ BİLEŞENLERİNİN KİMYASAL
YAPISINI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZ |
BİR
MEYAN KULLANICIS IMEKTUBU AŞAĞIDA
Sent: Monday, October 15, 2007 11:56 AM
Subject: Meyan kökü ekstresi hk. teşekkürler.
Sn; Güveloğlu,
Ben TÜBİTAK-MAM Gebze-KOCAELİ’ den M.EDİN….
Hatırlarsanız
meyan kökü ekstresi almıştım…Allah razı olsun…Çok iyi geldi
ve şifa buldum…
Çalıştığım
kurumdan alerjik egzaması olan arkadaşlarımda aldılar ve
ihtiyacı olanlar da almaya
devam ediyorlar…
Çok selamlar….
MEYAN KÖKÜNÜN BESİN DEĞERİ TABLOSU
İÇİN TIKLAYINIZ
BİNLERCE YILDIR BİLİNİYOR VE
KULLANILIYOR
Antik Tıpta Meyan Kökü
Bu bitkinin
kökleri, dört bin yılı aşkın süre öncesinde var olan Babil
temsilciliği tarafından, kuvvetlendirici olarak bilinirdi.
Meyan köklerinden hazırlanan şurup, antik Mısırlılar
tarafından
çok beğenilmişti. 1923’te TUTANKHAMEN (Eski Mısır Kralı)’in
mezarı keşfedildiğinde, aynı
zamanda meyan kökleri de orada bulunmuş oldu. Eski Mısırlı
doktorlar meyan kökünü keskin ilaçlarla karıştırdığını
gizleyerek sakıncalı testler yaptılar. Ve bu ilaçla karaciğer
ve bağırsak hastalıklarını tedavi ettiler. Yunanlı doktor
Theocritus ; susuzlukla savaşmak, kuru öksürükler
ve astım tedavileri için meyan kökü ilacını verdi. Meyan
Kökünün yararları aynı zamanda Arap doktorları
tarafından da bilinirdi ve onlar da yiyecek ve ilaç olarak,
meyan kökünü reçetelerine yazarlardı. Bir Arap doktoru ve
filozofu olan Avicenna (İbni Sina) der ki : Meyan Kökü
demlendiğinde, ses tellerine iyi gelir, nefes borusunu
temizler, diyetler ve hastalıklar
açısından çok faydalıdır.
Modern Tıpta Meyan Kökü
Geniş bilgi için kaynak:
http://www.umm.edu/altmed/articles/licorice-000262.htm
Araştırmalar
sonucunda meyan kökü kullanımı ile çok iyi sonuçlar elde
edilebildiği
kanıtlandı. Kanı temizleme tedavisinde ve kuvvetlendirici
olarak kullanımı ve
karışımındaki maddelerden birinin Addison hastalığı
tedavisinde kullanımının başarıyla
iyi sonuçlar sağladığı ispatlandı. Meyan kökü ve içeriğindeki
maddeler aynı zamanda
iltihapların, mide ve bağırsak enfeksiyonlarının ve özellikle
ülserlerin tedavisinde yardımcı
olur. Araştırmalar aynı zamanda meyan kökü kullanımının böbrek
üstü bezlerine uyarıcı olarak kullanımıyla ilgili olarak da
iyi sonuçlar verdi. Gizlenen kortizon, romatizma tedavisi,
astım,
göz hastalıkları ve cilt problemleri olmak üzere bu tür
hastalıkların tedavilerinde meyan kökü kullanılır. Son
zamanlarda ise meyan kökü ilacının AİDS sendromuna karşı çok
etkili bir ilaç
olduğu keşfedildi ve ABD de ilaç olarak resmen
kullanılmaktadır.
Tıbbi
etkileri :
tonik(kuvvetlendirici), pektoral (göğse ait yumuşatıcı),
balgam söktürür, mukoza koruyucu, yumuşatıcı, idrar söktürücü,
laksatif, serinletici, iltihap giderici, spazm yok edici,
mantar gelişimi durdurur veya yok eder ve bakteri öldürücüdür,
östrojeniktir, kataritiktir; yani
gerek bağırsak içeriğinin miktarını arttırarak, gerekse
peristaltizmi arttırarak bağırsak
boşalmasını sağlar, stomaktiktir (mideye çok faydalıdır),
antivirüs etkileri vardır.
İçeriğindeki
glycyrhizin, saponin benzeri bir etki göstererek göğsü yumuşatır, balgam
söktürür, inatçı öksürüğe iyi gelebilir. Meyan kökünün ülser ve gastritte
yararlı olduğu 1946 yılında
Hollandalı eczacı Revers tarafından belirlendi. Bu etki daha sonra Hollanda
üniversitesinde
yapılan bilimsel araştırmalarla da teyit edilmiştir. Bu etki; ateş düşürücü ve
hücrelerdeki
tahrişe bağlı ağrıları azaltıcı olarak rol oynayan gylcrhetinic asit sayesinde
meydana
gelmektedir. Mide ve barsak yaralarının iyileşmesini hızlandırır. Ayrıca ses
kısıklıklarında da
meyan kökü önerilmektedir. Basit yaralarda pansuman olarak kullanılabilir.
Meyan kökü müshil olarak da kullanılabilir. Meyan kökü, yüksek tansiyonlu
kişilerde daha dikkatli ve aşırı
miktarlarda olmamak üzere kullanılmalıdır.
Meyan kökü, iç salgi
sistemini (endokrin sistem) etkileyebilen bitkiler sınıfına
dahildir. Bitkinin içerdigi glikozitler, yapılarına göre,
bedenin doğal steroit hormonlarına benzerlik gösterirler.
Meyan kökünün böbreküstü bezi problemlerine , örneğin Addison
hastalığına (bir böbreküstü
bezi yetmezliği) karsı görülen olumlu etkisi, onun bu konudaki
etkinliğinin belirgin bir kanıtı
olarak kabul edilir.
Meyan kökü
ayrıca,
tüm öksürüklere ve bronsiyal hastalıklara karsı da
basarıyla kullanılabilir.
Tip tarafından mide ülseri tedavisinde kullanıldığı gibi,
geleneksel tıpta da meyan kökü, mide mukoza iltihabına ve mide
ülserine ve kabızlığa karşı kullanılır. Ayrıca , kramp çözücü
etkisi
de unutulmamalıdır.
Meyan kökü, ülkemiz de çok
yetişmesine rağmen, sağlıklı hayat için önemi ve yeri
tam bilinmediği veya önemsenmediği için, ne yazık ki önemli
bir kısmı ihraç edilmektedir. Özellikle son yıllarda
bitkilerle doğal şekilde tedavi yönteminin yani fitoterapi nin
bilinçli- bilinçsiz bir trend olarak ortaya çıkması, bitkiye
olan ilgiyi ‘doğru bir şekilde’ artmasına neden
olmuştur.
Bu kökle ilgili, Asaf Halet
Çelebi’nin bir şiiri var ki bilmem kaç bitki şairlerin
mısralarında yer bulacak kadar kıymetlidir.
Kalp yok göğsümün içinde,
Kök var!
Ne kökü?
Meyan kökü...
Asaf Halet Çelebi
|

Meyan kökü şerbeti
güney illerimizin yaz aylarında soğuk, kış
aylarında sıcak içilen vazgeçilmez şifalı doğal
meşrubatıdır.
 |
|
|
SARS
Hastalığına Karşı "Meyan Kökü"
http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/1808
den alındı.
Dünya geçtiğimiz yıllar içinde SARS'la
tanıştı. Bilim adamları bu hastalığı yenecek antikorlar
geliştirmeye çalışırlarken, geçtiğimiz günlerde SARS'ın
çözümünün doğada bulunduğu açıklandı. Alman
virologlar, meyan
kökünden elde edilen bir maddenin, SARS'a
karşı kullanılan ribavirin maddesinden çok daha
etkili olduğunu kaydettiler.
The Lancet
dergisinde yayımlanan habere göre, Frankfurt
Üniversitesi'nin kliniğinde görevli virologlar, meyan
kökünden elde edilen ve HIV-1 (AIDS virüsü) ve Hepatit C
virüsüne karşı başarıyla kullanılan glisirizin
maddesinin, laboratuvar ortamında SARS virüsünün
çoğalmasını engellediğini açıkladılar. Meyan kökünün
özünün etkinliği
SARS koronavirüsü tarafından
enfeksiyona uğramış maymun hücreleri üzerinde de
test
edildi.
Prof. Prakash Chandra, kullanılan
ribavirin maddesinin toksik etkisine dikkat
çekerek, glisirizin maddesinin yüksek konsantrasyona rağmen yan
etkisinin çok az olduğunu, uzun dönem araştırmalarının
yapıldığını, bu maddenin ucuz olduğunu ve zehirli
olmadığını
belirtti. Meyan kökündeki bu madde, yüksek
dozda kullanıldığında SARS virüsünün
üremesini tamamen
durduruyor. Bu bitki, virüsün, enfeksiyona yol
açan
hücrelere bağlanmasını zorlaştırarak üremesini
engelliyor.
Meyan Kökü Hakkında
Tarihte Yunanlılar,
Mısırlılar, Çinliler ve Hintliler gibi birçok toplum
tarafından da kullanılmış olan meyan kökü, Güney ve Orta
Avrupa'da vahşi doğada yetişiyor;
Rusya, İspanya, İran
ve Hindistan'da ise özel olarak yetiştiriliyor. Meyan
kökü geleneksel
Çin doktorluğunda sıkça kullanılan bir
bitki. Çinliler diğer bitkilerle karıştırarak meyan
kökünün canlılık vermesini sağlıyorlar.
Haziran-Temmuz ayları arasında sarı-mavi veya
kahverengi çiçekler açan, 0,4-2 m yüksekliğinde, çalımsı
bitkilere "meyan" denir. Yaprakları parçalıdır,
yaprakçıklar 4-7 çiftlidir. Çiçekleri başak şeklindedir.
Taç ve çanak yaprakları iki dudaklıdır, üst dudak
iki
kısa dişli, alttaki üçü uzun dişlidir. Meyan bitkisinin
6 türü Türkiye'de yetişmektedir. Daha çok Güney, Orta ve
Doğu Anadolu'da yaygınlık göstermektedir. Bir kısmının
kökleri tatlı, bir kısmının
ise acıdır.
Bitkinin
kökleri, meyan kökü olarak tanınmakta ve
kullanılmaktadır. Köklerinin
kabuğu soyulduktan sonra
veya soyulmadan önce güneşte kurutularak piyasaya
sürülür.
Bileşiminde nişasta, şekerler, zamk, rezin,
glisirrizin vardır. Glisirrizin
şekerden daha tatlı
bir
bileşiktir. Köklerdeki miktarı, bölgeden bölgeye değişir
ve köklerin de etkili maddesidir.
Meyan Kökü: Bir Ecza
Deposu
Meyan kökü dünyada biyolojik olarak en aktif
olan bitkilerden biridir. Örneğin Meyan kökü
bir
magnezyum ve silisyum kaynağıdır.
Meyan kökü,
mideyle ilgili sağlık problemlerinde son derece
etkilidir. İçerdiği glisirutenik
asid (GLA), deglisirine
meyan kökü (DGL) ve karbenoksolen sodyum (CS) maddeleri,
bilinen
en etkili anti-ülser ilaçlarındandır.
Meyan kökü
ayrıca cilt problemlerine de iyi
gelir. Meyan kökü tüketimi ciltte oluşan aknelerin
tedavisinde etkilidir.
Meyan kökü,
ateş düşürücü
özelliğinin yanı sıra, karaciğerin toksik maddeleri
süzmesinde de yardımcıdır. Hepatit, siroz gibi karaciğer
hastalıklarının tedavisinde
meyan kökünde bulunan GLA'nın detoksifian etkisi kanıtlanmıştır. Bitkinin
göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici özellikleri
de vardır.
Mide hastalıklarında, özellikle
gastritte
de son derece
yararlıdır.
Meyan kökü eczacılıkta
toz halinde,
hapların hazırlanmasında şekil vermede kullanılır.
Ayrıca taze veya kuru köklerinin kaynar su ile
karıştırılması ve sonra alçak basınçta yoğunlaştırılması
suretiyle meyan balı elde edilir. Meyan balındaki glisirrizin miktarı daha fazladır. Meyan kökü, piyasada
toz veya kalıplar halinde bulunur. Parlak siyah renkli,
tatlı lezzetlidir. Suda kolaylıkla erir. Meyan kökünün
su ile birleştirilmesi sonucunda elde edilen karışıma
ise meyan şerbeti denir. Koyu esmer renkli ve tatlı
lezzetli, göğüs yumuşatıcı,
öksürük kesici ve
serinletici özellikte olan bu şerbet daha çok Güneydoğu
Anadolu
bölgesinde elde edilir ve kullanılır.
Şifalı Bitkiler Allah'ın Birer
Rahmetidir
Şimdi biraz düşünelim. Meyan kökü
en başta sadece küçücük, tahta görünümünde bir
tohumdur.
Ancak bu tohum kök saldığında ve filizlendiğinde sahip
olduğu özelliklerle birçok hastalığa şifa olabilecek
maddeler içermektedir. Verimsiz topraklarda bile
yetişen
bu
bitkinin, birçok hastalığın yanı sıra bir gün dünyayı
pençesine alan SARS
adlı bir hastalığa
da çare
olabildiği anlaşılmıştır.
Bilim adamları en
gelişmiş teknolojik aletlerle laboratuarlarda bu
hastalıklara çare ararken, küçücük bir tohum bütün
bunları tek başına başarabilmektedir. Böyle bir şeyi
tohumun kendi kendine başarmış olması mümkün müdür? Ya
da tesadüfler, bu
küçücük tahta parçasının içinde, bu
kadar detaylı ve karmaşık bilginin biraraya gelmesini
sağlamış, bu sayede bitkiye şifa verici özelliklerini
kazandırmış olabilir mi? Elbette hayır.
Bu bitkinin
tohumuna sahip olduğu bütün bu özellikleri yerleştiren
Yüce Allah'tır.
Rabbimiz bizlere hem hastalıkları hem de
onlara şifa olan bu
bitkileri yaratarak üstün
ilmini ve
sonsuz rahmetini göstermektedir.
Yeryüzündeki
tüm bitkiler, insanlar ve bütün canlılar için özel
olarak tasarlanmışlardır.
Bu da bize Allah'ın
yaratmadaki gücünü ve eşsiz sanatını gösterir. Allah
Kuran'da şöyle buyurur:
"Yerde sizin için
üretip-türettiği çeşitli renklerdekileri de (faydanıza
verdi). Şüphesiz bunda, öğüt alıp düşünen bir topluluk
için ayetler vardır."
(Nahl Suresi, 13) http://www.harunyahya.net/V2/Lang/tr/Pg/WorkDetail/Number/1808 |
|
| |
SURİYE 'DEN İTHAL MEYAN EKSTRESİ
Türkiye'deki tek dağıtıcısı:
Atabay Güveloğlu Bitkisel İlaç San.Tic.Ltd.Şti
Toptan siparişler için:0322 248 73 80- 248 63 36
ADANA |
| |
TIBBİ
ÖZELLİKLERİ (Yabancı yayınlardan bire bir alıntıdır)
|
|
|
Meyan şekerlidir ve
içeriğindeki glisurutenik asit, şekerden elli kat daha şekerdir.
Beyin zarından(korteks) salgılanan hormonları uyarır, faaliyete
geçirir ve bezeleri iyileştirmeye yardımcı olur.Aynı zamanda
hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda
östrojen hormonunu
faaliyete geçirdiği ve “hap” şeklinde kullanımında adet dönemiyle
ilgili dengeleri sağlayabildiği görüldü. Meyan kökü, dalak ve
ciğerler için de mükemmeldir. Öksürükler,boğaz ağrısı,astım,mide
ve on iki parmak bağırsağına ait ülserler,hepatitler,
duyu
bozuklukları(türlü ruh karışıklıkları;çırpınma, kasılmalar ve
inlemeler ile kendini gösteren sinir bozuklukları) ve yiyecekten
zehirlenmeler için kullanılmaktadır.
Aynı zamanda iyi bir
anti-oksidant,yani kanser önleyici olduğu da
bilinir. |
|
|
|
|
|
Tıbbi Etkisi ve
Kullanımı : Meyan’ın pektoral(göğse ait) ve yumuşatıcı,acı
dindirici
etkileri vardır. İyi bilinen ve yaygın olarak
kullanılan bu ilaç, genellikle öksürükler ve
göğüs
hastalıkları için
tüketilmekle beraber özellikle de en çok bronşitler için kullanılır.
Yaygın olarak öksürük ve ağrı kesici olarak kullanılan
meyan kökünün karışımındaki
neredeyse tüm maddelerin her biri bir
ilaçtır. Anodyne(Ağrı Kesici), Antioksidant,
Antipasmodic,
Anti-inflamatuar, mukoza koruyucu, Depurative, idrar söktürücü,
Yumuşatıcı
ve Acıyı Dindirici, Estrogenic,balgam söktürücü,
Pectoral(pektoral) dir.
Hipoglisemi,bronşitler,kolitler(kalın bağırsak
iltihabı),gastritler, stres,soğuk algınlığı (nezle),mide bulantısı,
ve iltihaplanmalar için çok yararlıdır.Kolonların
temizlenmesini
sağlar, ileri derecede olan beze rahatsızlıklarını, kas zayıflıkları ya
da iskelete ait
spazmları tedavi eder.Bronşitler ve ciğerlerde
oluşan balgamı
akışkan hale getirerek söktürmeyi
sağlar. Meyan’ın
içeriğindeki östrojen benzeri
hormon, sesi değiştirir. Araştırmalarda
kan hücrelerinin salgıladığı protein
üretiminin meyan kökü
aracılığıyla
teşvik edildiği görülmüştür.
Meyan
kökünün içerdiği glisirizin,sıkroz şekerinden 50 kere daha
şekerlidir,örneğin
hidrokortizon hormonlarının ürettikleri gibidir.
Buradan da anlaşıldığı üzere,
rahatsızlıkları
giderici etkisinin
yanı sıra, aynı zamanda steroid tedavisinin ardından
beyin zarı ile
ilgili uyarılarda da büyük rol oynar. Meyan kökü, gastrit ve ülseri
iyileştirebildiği gibi aynı
zamanda etkili bir kuvvetlendiricidir.
Etkileri : Yatıştırıcı,
anti-artrit(mafsal yani eklem
iltihabını giderir),korteks(beyin zarı) için kuvvet verici
bir ilaçtır, kolestrolü düşürür,
müköz zarlarındaki gastriti
hafifletir,yatıştırır;balgam söktürücüdür, alerjik durumlara
karşı
ferahlık sağlayabilir.
Endokrin
sistemi üzerindeki belirgin etkisiyle de meyan kökü, bir grup
bitkilerden
bir tanesidir. Meyan Kökü, Addision hastalığında
olduğu gibi, bezelerle ilgili problemleri
de tedavi eden faydalı bir
bitkidir. Meyan kökünün Cattarh hastalığı gibi bronşlarla ilgili
problemler,bronşitler ve genelde öksürükler olmak üzere geniş bir
kullanım alanı vardır.
Fonksiyonları ve
klinikle ilgili kullanımı : Genellikle, bilhassa ısıtıldığında
dalak yetersizliği durumlarında kullanılır.Aynı zamanda Qi
yetersizliği veya kansızlıkla düzensizleşen kesik
kesik olan nabız
atışı yada çarpıntılar için kullanılır. Ciğerleri nemlendirir ve
öksürük keser;
hırıltı ve öksürükler için kullanılır. Meyanın nötr
bir tabiatı olduğu gibi, ciğerlerdeki sıcaklık
yada soğukluk için de
kullanılabilir. Ham meyan; çıbanlar, ağrılar yada boğaz ağrısından
meydana gelen ateşli zehirlenmeler için kullanılır. Spazmları
yatıştırır : karın ve
bacaklardaki ağrılı spazmlar için kullanılır. Aynı zamanda lokal ve dahili olarak türlü zehirli maddelere karşın
bir panzehir olarak kullanılır.
Meyan
kökünün tıbbi kullanımı Doğu ve Batı kültürlerinde birkaç bin yıla
dayalıdır.
Esasen balgam söktürücü,mukoza koruyucu ve hafif laksatif
olarak kullanılırdı.
Geleneksel olarak kullanımında; hazmı
kolaylaştırıcı, astım,yutak iltihabı(farenjit), sıtma(malarya),karın
ağrısı,uykusuzluk ve enfeksiyonlar yer alır.
Meyan kökünün, birçok farmakolojikal (ilaç bilimsel) etkileri olduğu bilinir.
İçerdiği
östrojenik, endokrine benzer; göğüs rahatsızlığı
gidericidir (kortizol gibi) ; anti
alerjik;
bakteri giderici, virüs
giderici,antiTrichomonas; antihepatotoxic; çırpınmaları
gidercici;
fitoterapik; kansere karşı; balgam söktürücü ve antitussive
etkilerini
sergiler. İlaç
biliminin çok odağında olan glisirizin ve
glisurutenik asit, flavonoidler
gibi meyanın
birleşiminde bulunan
diğer maddeler de farmolojide önemli etkiler
sağlar.
Meyan kökü, genç ve yaşlı,hem kadın hem
erkek,sağlıklı yada hasta olmak üzere herkes
için tavsiye
edilebilir.Yazarların görüşlerine göre meyan, dünyanın en
muhteşem
toniğidir. Bu nedenle, iskelet sisteminin korunmasında
önemli bir tonik olduğunu tavsiye ettim.Meyan Kökü’nün göğüs
hastalıklarını, vücudun içi ve dışı olmak üzere tüm
bölgelerini
iyileştirici etkisi insanı hayrete düşürüyor. Meyan Kökü
yalnızca deriye değil,
müköz zarlarındaki rahatsızlıklara da iyi
gelir ve bağırsak sistemini düzenlemeye
yardımcı
olur.
Bu bitki,
patojen mikrobunun çeşitlerinden hiçbirinin yaklaşmasına izin
vermeyecek
kadar
vücudu güçlendirme yetisine sahiptir.
Bu nedenle meyan kökü,iskelet
sistemi için bir
tonik olarak kullanılmalıdır.
Genel bir
Spektrumda bakıldığında
görülüyor ki, koruyucu
tonik
olması,sağlığı koruması ve yara iyileştirici olması
gibi
özellikleriyle meyan
kökünden daha iyi bir şifalı bitki
yoktur. Beyin damarlarını açarak ve tıkanıklıkları
temizleyerek tüm
beyinsel hastalıkların tedavisinde başarı ile kullanılabilmektedir.
http://www.umm.edu/altmed/articles/licorice-000262.htm
BİR
GAZETE HABERİ AŞAĞIDA
ANKARA - Türkiye'de dere ve nehir
kenarlarında bulunan meyan kökünün, mide ülseri, hepatit ve prostat
kanseri başta olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde şifa kaynağı
olduğu bildirildi.
Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi ve Klinik Biyokimya
Anabilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Ramazan Yiğitoğlu, meyan kökünün kaynatılarak ve suyu içilerek
elde edilen ekstresinin çeşitli hastalıklara faydalı olduğunu söyledi.
Meyan kökünde, 'saponin, glisirizin, flamorait, kumarin, izoflavan' gibi
günümüz tıbbında ilaç olarak kullanılan
bir çok yararlı madde bulunduğunu belirten Yiğitoğlu, ''Bronşit, mide
ülseri, soğuk algınlığı, öksürük, egzama,
prostat kanseri, hepatit, artrit gibi iltihabi hastalıklar ve karın
ağrılarında spazm çözücü gibi çok amaçlı kullanılmaktadır'' dedi.
Yiğitoğlu, bronşit hastalığında faydalı olduğu bilinen saponinlerin, bakteri
öldürücü ve virüs enfeksiyonlarına
karşı ilaç olarak kullanıldığını ifade ederek, şunları kaydetti: ''Kumarin,
antitirombosit etkiyle pıhtılaşmayı
önleyici olarak damar sertliğinde yararlı olmaktadır. 2000 yılında ASCO
Dergisi'nde yayınlanan birkaç
makalede PC-SPES prostat kanserinde umut adıyla lanse edilen 8 bitkinin
özünden oluşan ilaçtaki bileşenin
biri de meyan köküdür. ''
Gazete Port 05-11-2007
|


SİZ DE,
SAĞLIKLI VE UZUN BİR ÖMÜR İÇİN MEYAN KÖKÜ BALI (EKSTRESİ) KULLANINIZ
|
|
|
|
ETNOGRAFYA BOTANİĞİ :
MEYAN, DÜNYADA HANGİ HASTALIKLARDA
KULLANILIYOR?
|
|
A.B.D
|
Kanser türlerinin iyileştirilmesinde, immünolojik ilaç
olarak, hepatitlerin ve AİDS
in tedavisinde kullanıyor.
Hastalıklardan korunmak ve sağlıklı kalmak için kullanılan
doğal maddelerin başında gelmektedir. |
|
ÇİN
|
Ağrı kesici, panzehir, yanık, kanser(yemek borusu),
rahim kanseri, öksürük, idrar söktürücü, solunum sıkıntısı,
balgam söktürücü, ateş, canlandırma, gençleştirme, ağrı ve
yaralar,kuvvet verici ilaç(tonik) ve SARS hastalığında ilaç olarak
kullanıyor.
|
|
AVRUPA |
Tümör (Kanser) tedavisinde ve hastalıklardan koruyucu
olarak,ayrıca karaciğer hastalıklarında
kullanıyor.
|
|
JAPONYA |
Balgam söktürücü, panzehir,spazm çözücü olarak
kullanıyor.Japonya'da pek çok ilacın bileşiminde
vardır.
|
|
TÜRKİYE |
İdrar söktürücü,göğüs yumuşatıcı, balgam
söktürücü, serinletici şerbet olarak, hepatit virüslerinde,
zayıflık ve güçsüzlüklerde, pek çok hastalıkların tedavisinde,
kuvvet macunlarının yapımında ve çoğunlukla erkek ve bayanda
sesi güzelleştirici olarak kullanıyor.
|
|
DEĞİŞİK
AB
ÜLKELERİNDE |
Addison hastalığı, bakteri öldürücü, candidia mantarı,
öksürük, balgam sökümünde koku giderici, mantar öldürücü ilaç,
laksatif, pektoral (göğse ait rahatsızlıklar), hap,
yanık,ağrı,tümör,ürogenital yol tedavisinde
kullanıyor. |
|
|
Meyan,
sağlık açısından birçok özelliği olan çok özel bir bitkidir.
Gençleştirici ve
beslenme ile ilgili özellikleriyle her yerde,
herkes tarafından en çok tüketilen şifalı
otlardan biridir.Yaygın
olarak, doğuda ve batıdaki herbalizmde(bitkisel şifa) ve
pratisyen
hekimler tarafından kullanılır. Kayıtlara göre tarihin en eski
dönemlerinden
beri, meyanın bir afrodizyak olarak değerlendirildiği,
güzelleştirici etkisi olduğu,
canlılık kazandırma açısından
kullanıldığı ve uzun ömürlülük sağladığı belirtilmiştir.
Meyan’a hep
hayat iksiri (ab-ı hayat) denilirdi. Çok eskiden Mezopotamya’da kil
tabletler olarak bulunmuştu ve meyan “her derde dava iksir” olarak
anlatılır. Öksürük
ve göğüs hastalıkları ilacı olarak en eski ve en
çok bilinen ilaçlardan biridir. Mısır’da
firavun zamanlarından bu
yana meyan suyu popüler ve tatlı bir içecektir.
İçeriğindeki benzersiz bir cevher olan glycyrrhizinin; saf şekerden
50 kat daha
şekerli olduğu analizlerde tespit edilmiştir.Meyan, eğer
yalnızca 1 damlasına 15.000
damla saf su eklenirse, nefis olur. Glycyrrhizinde kalori yoktur, fakat doğal meyan
kökü az bir miktarda
kalori içerir ve gereken şekilde çok küçük bir miktarda üzüm
şekeri
(% 1.4) ve sukroz (% 3.2) içermektedir. Bu şekersiz tatlandırıcı
madde, şeker
hastalıklarında da kullanılabilir. Tatlılığının ve
lezzetlendirici özelliğinin yanı sıra
acılığı olan ilaçların tadını
daha leziz bir hale getirmek için de kullanılır.
Roma
ordusu uzun ve çok yorucu olan seferlerinde meyanı zaruri bir
yiyecek
olarak düşündüler. Askerler sefere çıktıkları 10 gün,
yiyecek ve içecek olmaksızın
sadece meyandaki özellikler yardımıyla
kuvvet ve enerji topladıklarını, susuzluk
ve açlıklarını
bastırdıklarını söylediler. 1305 yılında, King Edward; “ Meyan
satışıyla ilgili bir görev için yerleştirilmiştim. Kazandıklarımla
Londra Köprüsünün
onarım masraflarını karşılamaya yardım ettim.”
Dedi.
Eski
Hindular süt ve şekerle alındığı zaman meyanın cinsel gücü
arttırdığına inanırlardı.
Geleneksel Ayurvedik tıpta, şifalı otları ifratı ortadan kaldırmaya yardımcı
olan özel
yiyecekler olarak ve bunun yanında eksiklikleri ve
zararları telafi etmeyi destekleyen
bir gençleştirici olarak
kullanılırdı. Meyan’ın görevi, sindirim, solunum, sinir sistemleri,
yeniden oluşturma(üretkenlikle ilgili) ve ekskresyon sistemleri ile
ilgili sorunları
gidermektir. Balgam söktürücü bir etkisi vardır.
Çoğu kez zencefil ile birleşiminde,
balgamı sıvılaştırmaya ve
akıtılmasına yardımcı olur. Meyan, kakule ve zencefil ile
birleştiğinde dişler için bir tonik olarak düşünülmüştür. Meyan,
zihni dinginleştirir,
beyin ve kafatasıyla ilgili gelişimi sağlar,
beyin omurilik sıvısını *( Koroid pleksus ve
epandim tarafından
oluşturularak beyin ventrikülleri, subaraknoid mesafe, omurilik
santral kanalında dolaşım gösteren ve venöz sistem tarafından vücuda
geri emilen
sıvıyı) destekler. Görmeye, sese, saça ve cilde
faydalıdır. Kuvvet vericidir.
Çinli
doktorlar şifalı otlarını,
kendilerine özgü anlı şanlı özellikleriyle ilaçlarını 3
sınıfta ayırdılar. Meyan, listedeki ilaçların arasında ilk sıradaydı
çünkü,
insan
hayatını
koruma
ve kurtarma özelliği vardı.
Birinci sınıf otlarda
zehirleyici bir şey yoktu ve bu suretle ne kadar alırsanız yada
ne
sıklıkla kullanırsanız kullanın zararlı olmadığı düşünülmüştür. Bu
üstün derece
sınıf
olan şifalı otlar solunum sistemini desteklemek
için kullanılırdı, vücudu çevik ve
canlı
tutar, bir çağda vücudun
yaşlanmasını da engellemiştir. Uzun ömürlü olmanın
reçetesi
günde 3
kez ; % 20 meyan, %40 gotu kola, %30 cinseng (yada bu bitkinin
kökü)
ve
2-4 gram arası Arnavut biberi alınmasıdır. Çinliler bu ilaca
tıpta hep
harmoni derlerdi.
Tüm evrenin merkezi ve uyumu ifade eden
sağlık açısından en anlamlı temel bir
kaynaktı.Hemen hemen tüm Çin
halkı 2 yada daha fazla şifalı otları karışık
formüllerle
kullandılar. Meyan bu formüllerin çoğunda yer alırdı. Çinli bir herbalist
bana demişti
ki " Daima bir nebze de olsa al; meyan ,detoksif
açısından çok güçlü bir
şifalı ottur. "
Çin herbalizminde, tüm vücudu
zinde tutmak, desteklemek ve düzene sokmak için
prensip olarak
şifalı otların kullanımına başvurulmaktadır. Meyanın içinde bulunan
10 farklı bioflavonoidler, bağışıklık sistemini desteklemek, kanser
hücreleriyle
savaşmak ve kanserden korunmak için etkilidir.
Meyan ilacı birçok hastalığa çare bulur
: Öksürükler, soğul algınlıkları, hırıltılar,
akciğer şikayetleri, boğuk/kısık seslilik, balgam
tıkanıklıkları, bademcik iltihabı, karın
bölgesi ağrıları, mide
bulantısı, iştah zayıflığı, halsizlik, yiyecek zehirlenmesi,
ateşlenmeler, idrar söktürücü, ödem, idrar ve böbrek yanması, mesane
rahatsızlıkları,
safrakesesi taşı, alerjiler, kanserler ve melanomiler, konjonktivitler
*(göz kapaklarının
içyüzünü örten konjonktiva bölümü), kulak ağrısı, diş ağrısı,
yaşlılık lekeleri,
bunaklık( yaşlılıktan ileri gelen zafiyet), hiperglisemi *(yeni
doğan
bebekler için:
serum, kan, glikoz düzeyinin zamanında doğan
bebeklerde
125mg/dl’nin,
prematürlerde 150mg/dl’nin üzerinde
olmasıdır; yetişkinler için ise :
kanda glikoz
seviyelerinin
artması.
Hiperglisemi
yetersiz ünsilin üretimi veya insülinin
glikozdan
enerji sağlayamamasıdır. Hiperglisemi, tedavi edilen veya
edilmeyen diyabetin bir
göstergesidir. Ve kanda
normal olarak artmış
glikozdur; diabet mellitusta olduğu gibi),
aybaşı huzursuzlukları,
vajinal
aft, endometriyozis *(endometriyal dokunun
endometriyum
dışında herhangi
bir yerde bulunması. Klinik olarak endometriyal
dokunun uterus boşluğu ve kas
tabakası dışında olması. Fizyopatalojik tanımlarda ise,
endometriyal bez ve stromanın
her
ikisinin de bulunması ve doku metabolik
aktivitesinin olması
gerektiği söylenmekte
ise de, klinikte
atipik endometriyal dokuların
varlığı unutulmamalıdır),
İnfertilite (üreme yeteneğinin
azalması/yokluğu; sterilite
:
normal cinsel ilişki
takvimine
uyulmasına rağmen bir yıl
içinde çiftlerin çocuk sahibi
olmaması
durumu),
candida mantarı, ankilozan spondilit
*(eklem ve bağlarda
ilerleyici
özellikte tutukluk
ile seyreden, omurgayı tutan bir
poliartrit sendromu. HLA-B27 doku
grubu antijenleri
ile ilişkili olduğu bulunmuştur.
Ayrıca ankilozan spandolit; gerek
omurlar arası
gerekse omurlarla kostaların
oluşturduğu, eklemlerde kaynaşma ve
sertlikle belirgin, genellikle erkeklerde görülen
bir sapondilittir),
kas distrofisi
*( sinir sistemi tutulmaksızın esas bozukluğun kas
liflerinde olduğu, kas güçsüzlüğü
ve astrofisi ile karakterize,
ilerleyici bir grup genetik dejeneratif hastalık),
Cilt alerjileri,
basur, ağız yaraları, sinir gerginliği, uykusuzluk ve bunalım,
depresyon,
histeri
(peri hastalığı), hazımsızlık, mide fesatı ve
gastritler, diyabet hastalıkları, ilaç çekilmeleri,
sıtma,
iltihaplar, kas kasılmaları (kramplar ve şiddetli karın ağrıları),
Addison
*(birincil adrenal yetersizlik. En sık suçlanan neden otoimmünitedir.
Adrenal bezin her
üç
tabakası da etkilenmiştir.
Halsizlik, kilo kaybı, iştahsızlık,
hipotansiyon, hiponatremi,
hiperpotasemi en sık bulgulardır. Kronik
olduğunda hiperpigmentasyon
görülür.
Ömür
boyu sürecek kortikosteroit ile yerine koyma tedavisi,
belirtileri kontrol
altına alır.
Genellikle glukokortikoit “
kortizon veya hidrokortizon” ve
mineralokortikoit
“fludrokortizon”
kombinasyonu verilir ve ayrıca Addison
hastalığı; böbreküstü
bezlerden
aldesteron ve kortizol üretiminde azalma sonucu
oluşan
zafiyet, hipotansiyon, anemi,
hipoglisemi ve elektrolit
bozukluklarıyla
karakterize, seyrek görülen hormonal bir
hastalıktır) ve Parkinson hastalığı
*(etiyolojisi belirsiz olan,
bazal gangliyonlarda
dejeneratif değişiklikler ve buna
bağlı olarak
beyinde dopamin düzeyinde yetersizlikle
karakterize, statik tremor,
bradikinezi, bradimimi, rijidite vb. belirtilere yol açan kronik
bir
hastalık), epilepsi,
dolaşım zayıflığı, düşük kolestrol, baş
ağrıları, kulak ağrısı,
uçuklar, yaralar, yanıklar,
soğuk algınlığı
ağrıları, sedef hastalığı, çıbanlar, frengi,
apseler, zona hastalığı
gibi
bir çok hastalıklara meyan, çözüm bulmaktaydı. Meyan,
karıştırılarak kullanıldığı
zaman akne izlerini temizliyordu.
Bu
karışım içerisinde, meyanın kimyada çok tatlı geniş tayflar verme
özellikleri ve
etkileri vardır. Çok sayıda yapılan araştırmalarda
meyan ile tedavi olarak bilhassa
oniki parmak bağırsağı, sindirim ile
ilgili yaralar, hormonal dengesizlikler, solunum
yolu ve karaciğer
hastalıklarıyla ilgili başarılar elde edilmiştir. Araştırmalar, meyanın
karaciğerdeki toksinlerin tedavisini desteklediğini
göstermektedir. Kalabalık
ülkelerden
birinde mide ülseri olan
hastalar üzerinde denenmişti. 874 kişi üzerinde
12 hafta
yapılan bir
araştırma sonucunda onikiparmak bağırsağı ülseri konusunda
zarar
görenler, meyanın ülserleri iyileştirici özelliğinin Tagament
ilacından daha hızlı
ve yan etkisi
olmaksızın tedavi ettiği İrlanda
ve Medicinal Journal
(tıbbi gazetede) yayınlanmıştı.
Başka bir
araştırmanın gösterdiğine göre hastaların 2-6 hafta arası günlük
20-25
gram alınması sonucunda tedavi ettiği görülmüştü. Meyan mide
ülseri yayılımını, mide
duvarına bir jel etkisi vererek engeller ve
korur. Asitli kısımlarını azaltır ve bunun
yanında acı veren spazmları azaltır. Başka bir raporun gösterdiğine göre, bir ay
içerisinde ülserin büyüklüğünü %70-90 oranında küçültür, hastalık
oluşumunu ve
yatalak hasta olmayı engeller ve birçok çalışmalarda
tedavi süresince faydaları görülebilmektedir.
Amerika Birleşik Devletlerindeki John Hopkins Üniversitesi’nde
yapılan
araştırmalarda
kronik yorgunluk ve tansiyon düşüklüğünden
mağdur olan insanlar
üzerinde
meyanın
faydalı olduğu teşhis edildi.
Rusya’daki bir çalışmada, meyan
kökünün
kronik egzama ve sedef hastalığı
tedavisi için
içilmek suretiyle ve dıştan da
bir
merhem olarak kullanıldığında, çok iyi sonuçlar verdiği
düşünülmüştür.
Araştırmaların gösterdiği üzere kodeine benzer *(kodein: morfinin metilasyonundan
veya opiumdan elde edilen, analjezik ve öksürük
ilacı olarak kullanılan beyaz kristal
halindeki alkoloit) etkisiyle
meyanın balgam önleyici ve öksürük kesici etkileri vardır.
Klinik
deneyler raporunda, “ Townsend Newsletter for doctors” (doktorlar
için şehirden
gönderilen haber amaçlı yazınlar) glycyrrhizin’in
damar yoluyla AIDS tedavisinde
kullanılmasının hastalar üzerinde
önemli ölçüde tedavi edici olduğu belirtilmişti.
Meyanın
içerisindeki glycyrrhiza iltihap giderici özelliğiyle çok değerli
bir maddedir bir
çok insanda görülen mafsal (eklem) iltihabı ve romatizmal hastalıklara *( tüm artrit
ve
romatizma tiplerini ifade
eder. Yüz elliye yakın romatizmal hastalık bulunmaktadır.
Bunlardan,
iltihabı olanların çoğu, basitçe bağışıklık sistemi ve iltihap
mekanizmalarının uygunsuz çalışması ile vücudun kendisine yönelik
hastalık oluşturması temeline
dayanmaktadır)
karşı etkilidir.
Bir
halk ilacı haline gelen meyan ilacı; tek kişilik servis için kısık
ateş
üzerinde meyan kökünün ½ ‘si kadarı ve kereviz tohumuyla 4
fincan su bir tencerede
kaynatılarak yapılır. Bu sıvı süzgeçten
geçirilir ve bir şişede soğutulur. Ferahlık
sağlayana kadar günde 3
defa 1 servis alınır.
Fonksiyonları
ve klinikle ilgili kullanımı
Genellikle,
bilhassa ısıtıldığında dalak yetersizliği durumlarında kullanılır.
Aynı zamanda
Qi (Zeka) yetersizliği veya kansızlıkla düzensizleşen
kesik kesik olan nabız atışı yada
çarpıntılar için kullanılır.
Ciğerleri nemlendirir ve öksürük keser; hırıltı ve öksürükler için
kullanılır. Meyanın nötr bir tabiatı olduğu gibi, ciğerlerdeki
sıcaklık yada soğukluk için de kullanılabilir. Ham meyan; çıbanlar,
ağrılar yada boğaz ağrısından meydana gelen ateşli zehirlenmeler
için kullanılır. Spazmları yatıştırır : karın ve bacaklardaki ağrılı
spazmlar
için kullanılır. Aynı zamanda lokal ve dahili olarak türlü
zehirli maddelere karşın bir
panzehir olarak kullanılır.
Kaynak :
http://www.herbsarespecial.com.au/free-herb-information/licorice.html
MEYAN BALININ KÜLTÜR BAKANLIĞI WEB SİTESİNDEKİ
TANITIMI

===============================================================================
SİGARA VE ALKOL KULLANIYORSANIZ
VEYA
AKCİĞER VE KARACİĞERİNİZDE SORUN VAR İSE
AKCİĞERİNİZİ VE KARACİĞERİNİZİ
MEYAN ÜRÜNLERİ İLE EMİN VE
YAN ETKİSİZ
OLARAK KISA SÜREDE TEMİZLEYİNİZ...

Karaciğer kanseri için
meyan kökü ekstresi
Meyan’ın
birleşiminde kanser ilacı
etkisi yönünde bulgular vardır.
Chemistry&Industry (Kimya&Endüstri)
dergisinin
bir raporuna göre, meyan karışımlarında
olan
önemli bir
bileşen karaciğer kanseri tedavisi için
etkilidir. Karaciğer
kanseri,
İngiltere’de her yıl
2,800’ün üstünde insanı etkiliyor
ve
bunun yanında İngiltere Kanser Araştırmalarının
söylediğine
göre
2,700 kişi de
ölüyor. Karaciğer kanserinin
tedavisi ve
karaciğer
için olan
ilaçların bu hastalığı
iyileştirmesi
oldukça zordur. Fareler
üzerinde
yapılan çalışmaların gösterdiğine göre meyan karışımındaki glycerrhetinic asit ve
glycerrhizic asit, karaciğerde çoğalır. Bu
demektir ki
taşıyıcı kanser tedavisindeki ilaçların
etkisi
doğrudan
karaciğerdeki tümör içindir.
Çin’de Nankai Üniversitesi araştırmacılarının lideri olan Zhi Yuan,
genellikle glycerrhizic
asidin
kullanımının antibiyotiklere göre onlarca
binlerce defa daha ucuz, yan etkisiz ve
kolay kullanıldığını söyler.
Bu tetkik sonuçları, Tim Meyer,
Londra’daki Royal Free Hastanesinde Tıbbi Onkolojist
Rehberliği
tarafından kabul edilmiştir. Dokuyu tedavi edici ilaçların
potansiyel olarak
tedavide daha etkili olduğu
bulunmuştur. Çünkü, bu
ilaçların daha yüksek olan
yoğunluğu tümörden kurtuluş için daha
etkilidir.
Dozu gerekli ölçüde azaltılır ve vücudun diğer
kısımlarındaki zehirli maddelerin neden
olduğu etkileri
önemli
ölçüde azaltır.
KAYNAK:
http://www.medicalprogress.org/benefits/breastcan/news.cfm?news_id=449
İnternetten
SEÇMELER:
Karaciğer
kanserine meyan kökü
http://www.onsayfa.com
Meyankökünün,
ilaçların etkisini artırarak, karaciğer kanseri tedavisinde
olumlu
bir işlev görmesi umuluyor.
Çinli hekimler tarafından yürütülen ve İngiltere'de Polymer
International
dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, meyankökünden elde
edilen
glisiretinik
asit ve glisirizik asit maddeleri, tümörün içinde
bulunan aktif
molekülleri koruyucu
bir özellik taşıyor. Nankai Üniversitesinden
Dr. Ji Yuan başkanlığındaki bir ekip
tarafından yapılan araştırmada,
karaciğerde doğal
olarak toplanan bu asitlerin,
bilinen ilaçların etkisini
güçlendirerek, daha etkin
bir tedavi sağlayabileceği ortaya koyuldu.
Dr. Yuan, bu konudaki klinik deneylerin yakında yapılacağını
söyledi.
En tehlikeli kanser türlerinden karaciğer kanserine her yıl sadece
İngiltere'de
2 bin 800 kişi yakalanıyor ve bunların 2 bin 700'ü hastalığa yenik
düşüyor.
http://www.medicalprogress.org/benefits/breastcan/news.cfm?news_id=449
( Gap gündemi)
Şanlıurfa’da yaz aylarının gelmesi ile birlikte en çok
tüketilen sıvı maddeler içinde Meyan
balının sağlık açısından zararları var mı, yok mu? Meyanbalının
sağlık açısından nasıl olduğunu
Dr. Adnan Elçi’ye sorduk.
Meyan kökü şerbetini sağlık açısından değerlendiren Dr. Adnan Elçi, Meyan
kökünün endokrin
sistemini (iç salgı sistemi) etkileyebilen doğal
bitkiler sınıfında olduğunu belirterek, Meyan
kökünün faydalarını ve kullanım alanlarını anlattı.
Meyan kökünün tüm
öksürüklere ve bronşiyal hastalıkları bulunan hastalara tavsiye
ettiğini
belirten Elçi, Tıpta mide Ülserinin tedavisinde kullanıldığını ve
geleneksel tıpta da meyan kökü
mide mukoza iltihabına, mide ülserine ve kabızlığa karşı
kullanılabildiğini söyledi.
Meyan kökünün
ülkemiz kültüründeki yeri
VE BİR GAZETE HABERİ
(STAR GAZETESİ 2006)
|
|
|
|
|
|